şüheda 的个人资料beni çekemeyenler anten ...照片日志列表更多 ![]() | 帮助 |
beni çekemeyenler anten taksın:Dkimseye değerinden fazla değer verme değerini kaybedersin...
7月23日 dostluk6月21日 GÜL MASALI..Gül Masalı Bir zamanlar uzak diyarlarda küçük bir kasabada dürüst ve çalışkan bir genç yaşarmış. Tüm gün ustasından öğrendiği gibi demir döver kasabanın tüm ihtiyaçlarını giderirmiş. Sutean adındaki bu genç adam herkes tarafından sevilen sayılan biriymiş.Bir gün dükkanına eski bir tencereyi tamir ettirmek isteyen hizmetçisi ile birlikte Rosa adında çok çok güzel bir kız gelmiş.. Sutean görür görmez bu kıza aşık olmuş, ama kız ona fazla yüz vermemiş. Tencereyi bırakıp dükkandan çıkmış. Güzel kızın ayrılması ile birlikte sanki dükkandaki ateş sönmüş; demirci Sutean'in kalbini buz gibi bir şey kaplamış. Güzel kızın kalbini kazanabilmek için bir çare aramaya başlamış. Ocağının başına oturmuş düşünürken bir parça demir almış ve onu şekillendirmeye başlamış. Çalıştıkça çalışmış ve ortaya çıkan şey şimdiye kadar yaptığı hiçbir şeye benzememiş. Eşi benzeri görülmemiş bir çiçek yapmış demirden... incecik yaprakları birbiri etrafında kapanan dünyanın en güzel çiçeğini... Sabah tencereyi almaya sadece hizmetçi kız gelmiş. Demirci Sutean üzülse de güzel kızı göremediği için tüm umudunu çiçeğine yüklemiş ve aşkının elçisi olarak göndermiş hizmetçiyle...güzel kız çiçeği görünce büyülenmiş, kalbi yumuşamış ve Sutean'in aşkına karşılık vermiş... Sutean güzeller güzeli kız ile evlenmek için kızın babasından izin almak üzere yaşadıkları şatoya gitmiş.Güzel kızın babası bir büyücüymüş, ve kızının sıradan bir adama, bir demirciye aşık olmasına çok öfkelenmiş. Bu ilişkiye hemen bir son vermeye yemin etmiş. Hemen orada Sutean'i öldürecek bir lanet okumaya başlamış ki, kızı dizlerine kapanıp onu engellemiş.bunun üzerine büyücü kurnazlığa başvurmuş; Sutean eğer sabaha dek şatonun etrafını demir bir çit ile çevirirse kızı ile evlenmesine izin verecek eğer başaramazsa güneş doğarken Sutean taşa dönecekmiş. Eğer korkuyorsa bir daha dönmemek üzere şatoyu terk edebileceğini söylemiş demirciye.. Demirci korkup da sevdiğini terk edebilecek biri değilmiş. Hemen işe başlamış, durup dinlenmeden çubuklar, teller hazırlayıp onları diziyormuş. Sabaha karşı büyücü demircinin çiti yetiştireceğini anlamış, ve onu engellemek için aklına bir kurnazlık daha gelmiş... kızının kılığına bürünmüş ve şarkı söylemeye başlamış. Şarkı öyle derin öyle güzelmiş ki... demirci çekicini bırakıp dinlemeye başlamış...Büyücü güneş doğana dek söylemiş. Güneş ışıkları penceresine vurduğunda güzel kız uyanmış, hemen pencereye koşmuş; çitin yarısı duruyormuş... demirciyi uyarıp güneş ışığından kaçırmak istemiş, ama geç kalmış.. Gün ışığı üzerine değer değmez genç adam taşa dönüşmüş...büyücü neredeyse mutluluktan uçmak üzereymiş. Babasının oynadığı oyunu gören kız çok üzülmüş, ve elinde demircinin hediyesi olan demir çiçek ile taşa dönüşmüş olan sevgilisinin yanına koşmuş. Ağlamış, ağlamış, ağlamış... göz yaşları taşı eritememiş, ama demirden çiçeği canlandırmış. Gözyaşları ile beslenen çiçek büyümüş, serpilmiş, tüm şatonun etrafını çevrelemiş. Demircinin tamamlayamadığı çiti çiçeği tamamlamış. Bu güzel çiçeği görüp beğenenler alıp başka yerlere de ekmişler ve böylece tüm dünyaya yayılmış. Güzeller güzeli Rosa'nin (Gül) anısına her yerde onun adı ile anılır olmuş. 6月9日 adı üstünde!! seveceksin diye özledim,
bir gülüş biraz sevgi istedim
sen sevmedin ama ben delice sevdim...
ah sevgili(!)
biraz uçuksun birazda deli
hiç mutlu olmadım
kalbine girdim gireli...
gelişin nasıldı bilmiyorum
ama gidişini hiç unutmuyorum
aklıma geldikçe ağlıyorum
kızgın değil kırgınım sana,
artık gelme istemiyorum...
ah sevgili(!)
gör sevgili..
öldürdün şu kalbi
unuturmuyum yıllar geçse seni
özledim desemde gelme geri..... yanımdayken aradım seniSen varken de aradım seni, yokluğunda olduğu gibi, belki seversin diye beni, çözmeye çalıştım seni.... karanlıkta aradım seni, korkmadan, soğuk kaldırımlarda aradım, bıkmadan, artık bıktım yokluğundan, soruyorum seni, her tanıdığından.... sensizliği kaldıramam bilirsin, bilirsin de nerdesin, sen şu yarama tek çaremsin, sen hergün ağlattığın yüreğimsin.... satırları senle doldurdum, her geçene seni sordum, hiçbir şeyden değil, sensizlikten yoruldum, artık kalbime adını koydum adım sonbaharNasıl iş bu her yanına çiçek yağmış erik ağacının ışık içinde yüzüyor neresinden baksan gözlerin kamaşır. Oysa ben aksam olmuşum yapraklarım dökülüyor usul usul adım sonbahar. 6月7日 güzel bişey![]() UNUTULMADINIZZZ..!! :))♥...♥...♥ Her rüzgâr savuracak bir toz bulur. Her hayal yaşanacak bir can bulur... Her düş gerçekleşecek bir umut bulur... Kolay bulunmayan tek şey güzel bir dostluktur...Kolay bulunmayacak şey gerçek bir sevgidir...Kolay bulunmayacak şey sadık bir aşktır... ______________________ Zengin; çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir. Kalp zenginliğinden mahrum olan kimse, ne kadar geniş servete sahip olursa olsun yine fakirdir. Tamamı ve hırsı sebebiyle de halk nazarında hakirdir. Kalbi zengin olan kimse de ne kadar fakir olsa herkesin nazarında muhteremdir ![]() Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki yoktur
Dost dediğin, sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile seni sevmeli.
Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile sana sarılmalı,
dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı,
Dost dediğin fanatik olmalı, bütün dünya seni üzdüğünde bile sana moral Vermeli,
Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli
Ve ağladığında seninle ağlamalı,
Ama hepsinden daha çok, dost matamatiksel olmalı!
Sevinci çarpmalı,
Üzüntüyü bölmeli,
Geçmişi çıkartmalı,
Yarını toplamalı...
Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı
Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı
![]() zannetmek yaşadığımızı zannederiz bazı şeyleri...
derizki;bunu yaşadım,bu sefer farklı davranmalıyım
farklı davrandığımızı zannederiz....
ama olay döner dolaşır aynı yere gelir..
akıllandığımızı zannederiz bazı zaman,
bravo bana,bu sefer çok akıllıca davrandım deriz...
duygularımızı bastırırız bazen...
oh ne iyi oldu deriz,üzerini örttüğümüz gerçeklere...
üzerini örttüğümüzü zannederiz oysa..
herşey yalandan ve hayalden ibaretmiş meğer...
ŞİMDİ KENDİME SORUYORUM;
hayatın yalan olduğunu zannediyorum!!
PEKİ YA BU DOĞRUYSA???.... 6月2日 bana bir şimşek çakbana bir şimşek çak ortalık fena karanlık yüreğim örtülüyor ağır bir dalgınlığa genişliyorum durmadan değişen o mevsimde dağlarda kalın omuz omuza bulutlar çok fena kalabalık ellerim çıplak bana bir şimşek çak kötü bir tuzaktayım bilmem ne yapsak aklımda fikrimde onlar yaşlı ve genç erkek ve kadın korkularıma tutsak bana bir şimşek çak içim içime sığmıyor artık vahim bir çağrışımdan daha vahimine atlamaktayım bana bir şimşek çak belki fena halde yanılmaktayım o ince kız çocuğu gün doğmadan her sabah bir hapisaneden bir nezarethaneye kelepçeli götürülüyor dudakları titrek gözlerinde buğu bilmem ki nasıl anlatayım bağışlanmaz suçu dünyayı sevmek bir de o adını bile bilmediği kıvırcık saçlı'devrimci'öğrenciyi fakülte kapısında vurulmuş yağmurun altında çıplak bana bir şimşek çak çok yanlış anlaşılmaktayım hesabım yanlış bir mahkemede görülüyor içimdeki zemberek boşandı boşanacak yaşamak mı gerek yoksa unutmak mı şaşırmaktayım galiyef yoldaş ne olacak galiyef yoldaş sibirya sürgünü sanki yalın bir bıçak kayarak bir kırlangıç hızıyla bulutların arasından karanlığın böğrüne saplanacak galiyef yoldaş ne olacak galiyef yoldaş sibirya sürgünü elinde bir mektup eski yazıyla artık yüzünü bile unuttuğu karısından burnunda sadece kokusu var ilkbahar kadar müşfik sonbahar kadar yumuşak galiyef yoldaş ne olacak avrasyada hala mazlumların uğultusu kısa bozkır atlarının nallarından gizli kıvılcımlar ki etrafa saçılıyor azadlık mermileridir çekirdekleri çelik cehennem gibi sıcak bana bir şimşek çak sala veriliyor görünmez minarelerden İzmir de istibdat'ı yaşamaktayım bir yangın soluğu sokak içlerinden kordonboyunda muzaffer atlılar fahrettin paşanın süvarisi bana bir şimşek çak yolumu aydınlatacak gazi'nin gözlerinden mavi bir şimşek kuva-yı milliye mavisi aynı emaneti taşımaktayım 'hürriyet ve istiklal benim karakterimdir' çünkü hain sinsi ve korkak aynı düşmana karşı savaşmaktayım 5月23日 SENİNLE!!Herşey seninle güzel yolda yürümek bile
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
ben hem kürtçe hemde türkçe kutlamak istiyorum arapça bilseydim arapçada kutlardım
12 月 7 日
|
|||
|
akahmed发表:
Adı Aşk Olan
EY... Âdem, su ile toprak arasında iken nebi olan!.. Ey insanların ve meleklerin kapısına sığındığı... Ey tevhidin kilidi ve anahtarı olan!.. Ey ümmetinden her ferdin, ayağını bir defa öpebilmis bir kum tanesi olmayı arzulayacağı Resul... Ey insanlığın iftiharı!.. Ey iki cihanın saadet güneşi; peygamberlerin bile şefaat için kapısını çalacagi gaye insan!.. Ey Allah Tealâ'nın seçkin yaratıp insanların arasına gönderdiği!.. Ey, seni tanımaksızın ve sana saygı göstermeksizin Allah Tealâ'nın kabul dergâhı kapısının açılmayacağı aziz Nebi... EY... İnceliği ve güzelliği karşisında kendi kabalığımızı ve çirkinligimizi gördüğümüz Fahr-i Kâinat... Ey Allah'ın Kur'an'la ismini yücelttiği hayâ ve edep kaynağı!.. Ey nurâni esasların kıblesi, nebilerin sonuncusu, resullerin efendisi... Ey var oluşun şerefine Allah'ın topyekûn varlığı hediye ettiği ilk ve son varlık nuru!.. Ey ömründe bir defa bile kahkahayla gülmemiş mahzun peygamber... Ey bulutların başinın üzerinde şemsiye açtığı Cenab-ı Peygamber... Ey bir parmak işaretiyle ayı ikiye bölen, mucizenin ta kendisi!.. EY... Allah kelâmına mecra bir çift kutsi dudağın sahibi... Ey Allah'ın Kur'an'ı Kerim' de " Şüphesiz ki Allah ve melekler peygambere salâvat getirirler. Ey iman eden kimseler! Siz de O'na teslimiyetle salât ve selam edin." (Ahzab,56) diye buyurduğu âlemlerin iftihar kaynağı... Ey " Kim bir yazıda benim üzerime salâvat getirirse, ismim o kitapta devam ettiği müddetçe, melekler yazana istiğfar etmekten ayrılmazlar." diyen kutlu söz! Ey eskimeyen biricik yeni ve solmayan biricik renk! Ey çömertlik denizinin avuçlarında dalgalandığı Resul-i Ekrem!.. EY... Hazret-i İbrahim'in duası, Hazret-i İsa'nın müjdesi! Ey: " Âlemleri senin için yarattım." hitabının muhatabı!.. Ey ümmetinden birisinin hataya düşmesinden, azaba duçar olmasından elemlenen rahmet peygamberi!.. Ey kendisini Rabbinin edeplendirdiği ve edebini en güzel şekilde eylediği evrenin şeref burcu!.. Ey ebedi saadet devletinin padişahı, kâinat sedefinin incisi!.. Ey müminlerin yüzünün akı, gözünün nuru olan emin peygamber!... EY... Meleklerin hayâsına gıpta ettiği sevgililer sevgilisi... Ey güzel ahlâkı tamamlamak için gönderilen, yaratılmış en güzel insan!.. Ey Allah'ın kendisini miraçla şereflendirdiği, tekrar ashabının arasına dönerek yeryüzünü kendi miracına çikartan biricik sevgili!.. Ey Allah'ın en sevdiği olmak mertebesine yükselen, rütbelerin en ilerisindeki Peygamber-i Zîşan!.. Ey gül medeniyetinin mimarı, iki cihan serveri!... Ey iki kurbanlığın yetimi!... EY... " Allah'ım beni mahzun etme, bana vaadini lütfet." diye Rabbine yalvaran, Âlemlerin Rabbi'ne ulaşmak için en büyük vasıta olan Efendiler Efendisi... Ey Allah'ın Kuar-an'ı Kerim'de " Sen'in şanını ve adını (dünya ve ahirette) yükseltmedik mi?" (İnşirah,4) hitabının muhatabı!... Ey kendisine indirileni en güzel şekilde tebliğ eden!... EY... Dostu Ebubekir'in, mübarek naaşina bakarak: " Yaşarken güzeldin, öldügünde güzelsin, bir kere öldün, bir daha ölmeyeceksin!" dediği güzellik şahikası!.. Ey senden bahseden şairlerin, senden bahsetmekle şiirlerine şeref kazandırdığı!.. Ey şairlik edasına sığmayan, kalemin ve kelâmın anlatmakta aciz kaldığı... Ey düşmanlarının bile kendisinde kusur bulamadığı!.. Ey adı Allah'la birlikte anılan!.. Ey adı aşk olan!... Hani ashabına: " Siz öyle bir zamanda yaşiyorsunuz ki, dinin onda birine uymazsanız helâk olursunuz. Fakat öyle bir zaman gelecek ki o zaman dinin onda birine uyan kurtulacak." demiş, onları uyarmış, bizleri müjdelemiştin. İşte sana o zamandan sesleniyorum ey Peygamberim... Hani " Özlüyorum." demiştin de ashabın: " Anam babam sana kurban olsun ey Allah'ın Resulü, neyi özlüyorsun?" diye sormuştu. Sen de: " Âhir zaman kardeşlerimi özlüyorum." demiştin. İşte sana âhir zamandan sesleniyorum ya Resulullah. Tek özlemim ve ümidim senin bu hitabınnın muhatabı olabilmektir. Hani o kutlu insanlardan o güzide ashabından olan, Ebu Nuayman birkaç defa karşina sarhoş çikmisti da Ömer celâllenip kılıcını çekmis: "Müsaade et şuna dersini vereyim ya Resulullah!" demişti. Sen ise onu tutmuş: " Bırak ey Ömer, o Allah ve Resulünü sever." buyurmuştun. Bunları yazan, Allah'ın ve Resulünün karşisında mahçup bir kul var ki; o Allah ve Resulünü sevmektedir. Ey Mâlikü'l- Mülk olan Zü'l- Celâli ve'l- İkrâm Ey kişi ile kalbi arasına giren, kalpleri evirip çeviren Allah'ım! Kalbimi senin dinin üzerinde sabit kıl! Ey kulunu bütün yaratılmışlardan üstün kılan Rabbim! " Seni sevmeyi ve seni seveni sevmeyi ve senin sevgine beni yaklaştıracak şeyi sevmeyi bana nasip et. Bana senin sevgini sıcak ve hararetli bir günde soğuk suyu arzulamaktan daha sevimli kıl." Ey esrarına varılamayan, sırrına erilemeyen... Artık bizleri sana ve Resulüne mahçup olmaktan kurtar. " Ben onlardan razıyım..." dediğin, Resulünün " Ümmetim!" diye hitap ettiği, alnındaki secde izini aşkının mührü olarak taşiyan kullarından eyle. Kullarınla eyle... Ey mazlumların, sadıkların ve âsiklarin Rabbi! Sevgili Resulünün hürmetine O'nun yetimleri olan bizleri; bu ümmeti iki cihanda azîz eyle... Amin... Murat Çeri Semerkand Dergisi - Ocak 2008 selam ve dua ile kardeşim
9 月 24 日
|
|||
|
yokERDEM发表:
![]()
9 月 21 日
|
|||
|
akahmed发表:
Geldim,
İlk gelişim değil ki,
selam ve dua ile kardeşim
9 月 20 日
|
|||
|
adarkenan发表:
9 月 18 日
|
|||
|
akahmed发表:
“İyyâke na’budü ve iyyâke neste’în.” selam ve dua ile hayırlı cumalar
8 月 15 日
|
|||
|
uzunilknur发表:
8 月 12 日
|
|||
|
akahmed发表:
Su Damlalarının Güzelliği
"Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki,onlar bunlardan yüz çevirerek üzerlerinde(düşünmeden)geçer giderler.(Yusuf,105)"
![]() Her suret Seni göstermeye bahanedir. Her ayinede görünen Senden nişanedir ![]() Her zerre 'Bir'liğini açıkça seslendirmektedir. Her varlık kudretini ayan beyan dillendirmektedir. Öyle şiddetli görünüyorsun ki, ışığın gözü kamaşıp Seni perdelemektedir. ![]() Öyle ZAHİRSİN ki,kimse gözünü Senden ayıramadığı için Seni fark edememektedir. Sen kudret ve rahmet eserlerini görünür kılmasan, aklımın ayağı dolaşır. Sen güzel isimlerini aşikar etmesen,ruhum karanlıkta kalır. ![]() Görünenler Senin görünmek dilemenle görünür;görünenlerin sırrını aç bana. Görünenler Senin göstermenle görünür;eşyanın hakikatını göster bana. ![]() Senden başkası tanık olmaya değmiyor.;zuhuruna tanık olanlardan eyle beni. Seni anlatan kelimeler hiç bitmiyor;ayetlerine şahit yaz beni. Gözlerim Seni görmeye yetmiyor;kalbimde görünür eyle KENDİNİ... SENAİ DEMİRCİ Ve gökten mübarek (bereket ve rahmet yüklü) su indirdik; böylece onunla bahçeler ve biçilecek taneler bitirdik." (Kaf Suresi, 9) SELAM VE DUA İLE KARDEŞİM
7 月 23 日
|
|||
|
akahmed发表:
![]() Bir yerlerde tıkanıp kaldıysa hayat, soluk almak güçleştiğinde,
Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını, Dağlara dönmeli yüzünü insan. Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak; Yeni insanlarla tanışmalı, yeni kesifler yapacak.... Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, Gerçekleştirmeyi denemeli! Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; Zamanın bir nehir, kendisinin bir sal olup da, O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı. Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler, Her aksam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa, Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri; Küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, bir kaç durak önce inip Servisten, otobüsten; yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneşgözlüklerini; Gördüğünü hissedebilmeli!
Hafızası olmalı insanın; hiç değilse, aynı hataları, aynı bahanelerle
...Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı selam ve dua ile kardeşim
7 月 19 日
|
|||
|
7 月 17 日
|
|||
|
"beni çekemeyenler anten taksın." başlık güzel beğendim. alanında güzel olmuş eline sağlık. hazır bu espiriyi beğenmişken bizde bir espiri yapalım. " Seni çekenlere söyle fazla germesinler yoksa kopacaksın." hehehe. Saygılar.
7 月 17 日
|
|||
|
akahmed发表:
![]() ÖZLEDİM
Özledim seni dost,
Gidişinle buralara bahar uğramaz oldu. Güzün hüznü sardı şimdi her yanımı, Hasret rüzgârları dağıttı, Özenle ördüğün saçlarımı… Gözyaşlarım yağmurlarla yarışır oldu, Güneş tebessüm ettiremeyince grup olup kayboldu. Geceler anlam tülüne bürümüş kendini Gelişin adına tutulan dileklerin kabul olması için. Özledim seni dost, Kaç rıhtımda sabahladım gelirsin diye, Kaç kere seherin kızıllığında kayboldum. Kaç mevsim göç ettim yokluğundan, Ve kaç defa yüreğimi sana postaladım bilinmez. Şimdi yine yolların dönemeçlerinde bekliyorum. Elimde bir demet vuslat gülü en sevdiğinden, Olurda ufukta belirirsen, Olurda bir gün bu özlemi bitirmeye karar verirsen, İşte o gülleri serpiştireceğim, Özlem kokan saçlarına... Umutla beklediğim yollara, Yüreğimi sereceğim. Hasretinle pınarlara dönen gözyaşlarımı kurutup, Tebessüm sürmesini gözlerime çekeceğim. Ve avazım çıktığı kadar bağırıp, Semaya ve sezaya dost geldi diyeceğim… Ilknur Doğanay selam ve dua ile kardeşim
7 月 17 日
|
|||
|
akahmed发表:
Günde kaç kez seni seviyorum dersiniz?
Elbette annenizi, babanızı, eşinizi, çocuklarınızı, torunlarınızı, yakınlarınızı, arkadaşlarınızı ve dostlarınızı seviyorsunuzdur... Peki, bunu onlara da söylüyor musunuz?.. Ya da şöyle sorayım: Günde kaç kez “Seni seviyorum” diyorsunuz? “Zaten biliyorlar” diyeceksiniz. Belki, ama ağzınızdan duymak eminim daha hoşlarına gidecek ve sizi sırf bu yüzden daha çok sevecekler. Bir gün Âlişân Efendimiz’e ashabdan biri gelmiş ve sokaktan geçen bir adamı göstererek; “Yâ ResûlALLAH, ben şu giden adamı çok seviyorum” demiş... Hazret-i Âlişan Efendimiz sormuş: “O bunu biliyor mu?” “Hayır, çünkü henüz söylemeye fırsatım olmadı.” “Git hemen söyle” buyurmuş, Âlişân. “Yarın söylerim” demezsiniz değil mi, sevgili dostlarım. Çünkü hiç kimsenin, hiçbirimizin “yarın”ı yoktur... Yarın gelir, ama biz söylemek istediğimizi söyleyemeyebiliriz... (Çünkü yarına kadar ölebiliriz) Ya da söyleriz, ama sesimizi duyuramayabiliriz... (Çünkü sevdiğimiz ölebilir) İyi bir dostum vardı: İyiydi, ama o iyilikten beklenmeyecek bazı patavatsızlıkları (kusurları) vardı... Çeşitli toplantılarda buluşurduk. Her buluşmamızda, “Şimdi şunu bir kenara çekeyim, şu patavatsızlıklarından kurtulmaya çalışmasını söyleyeyim” diye düşünürdüm. Ha “bugün”, ha “yarın” derken, söylemek istediklerimi bir türlü söyleyemedim... Ve bir sabah dostumun öldüğünü öğrendim... Ağladım: Çünkü dostumu ikaz etmeyi daima ertelediğim için, dostum kusurlarıyla birlikte ölmüştü. “Keşke” diye düşündüm, “söylemiş olsaydım.” Hayatımızda ne kadar az “keşke” varsa sevgili dostlarım, o kadar doğru yaşıyoruz demektir. Oğlum kansere yakalanmıştı... Günün birinde doktor bana “Tıp bitti Yavuz Bey” dedi... Tıbben yapılabilecek bir şey kalmadığını söylemeye çalışıyordu... Hayatla memat arasına sıkışmış buldum kendimi... Oğlumun yattığı odaya koştum, ellerini ellerime aldım ve göz yaşları arasında, “Seni çok seviyorum güzeller güzeli” diye fısıldadım, “Sakın beni bırakma.” Beni duyabiliyorken neden sık sık sarılmadığıma, onu sevdiğimi sık sık söylemediğime öyle bir pişman olmuştum ki, anlatamam. Neyse, Yaradan onu bize bağışladı ve sık sık sevdiğimi söyleme fırsatını buldum. Mezarlıklara gittiğinizde çevreden gelen seslere kulak verin: “Seni seviyorum” fısıltıları duyacaksınız... Bilin ki onlar, bu cümleyi söylemekte çok gecikenlerdir. Sevgiyi söylemenin çeşitli yol ve yöntemleri var, ancak bunların hiçbiri ölüm anına, yahut sonrasına ertelenmemelidir... Sevdiğinizin cebine küçücük notlar koyabilirsiniz... Cep telefonuna sevgi mesajı çekebilirsiniz... Yakınınızda bile olsa duygulu bir mektup yazabilir, çok istediği bir şeyi hediye edebilir, ya da ona bir şiir yazabilirsiniz... “Şair değilim” demeyin: Herkes kendince şairdir, bir şeyler karalayabilir, ve şiirle sevgi iletişimi en iyi yöntemlerden biridir. Yine de sevgiyi söylemenin en iyi yöntemi, sevdiğiniz insanın gözlerinin içine bakıp gülümsemek ve “Seni çok seviyorum” demektir... Bence en doğru, en kestirme, en etkileyici ve en geçerli yol budur. Yaşlı adam, karısının taze mezarının başına çömelmiş, bir şeyler mırıldanıyordu... Kızı kulak kabarttı. Babası mütemadiyen, “Seni seviyorum karıcığım, seni çok seviyorum” diyordu. Annesinin sağlığında babasının ağzından böyle bir sevgi sözcüğü duymadığı için çok şaşırdı: “Annemi bu kadar sevdiğini bilmiyordum baba...” Yaşlı adam kızına acı acı gülümsedi: “O da bilmiyordu, çünkü hiç söyleyememiştim...” selam ve dua ile kardeşim
7 月 7 日
|
|||
|
7 月 3 日
|
|||
|
GUZEL BIR SAYMA HAZIRLAMISSIN KARDESIM TEBRIKLER A.E.OLUN
6 月 24 日
|
|||
|
尚未添加列表。
|
|
尚未添加列表。
|
|
|